27 Ocak 2008

Aktörler grubu, 2. liste


Aşağı doğru sayıyoruz. 2. grup:

Fry & Laurie: Bu ikisini birbirinden ayıramam. Beraber o kadar çok dizi, şov, sohbet programı yapmışlar ki. Ben de Bulunmaz Uşak'tan hatırlıyorum ikisini. Stepher Fry bu aralar daha çok yazarlık yaparken Hugh Laurie Atlantik'in diğer ucuna sunuyor oyuncu becerilerini Dr. House rolünde her hafta. Sevimli İngiliz asilzadeler ikisi de.

John Cusack: Hafiften hafiften severim uzunca bir süredir. Geçenlerde en hoş filmlerinden, tam kendisi olduğu Hi-Fi'ı seyrederken anladım ki Hugh Grant'in Amerikan versiyonu bu adam. Tembel, bağlanmaktan korkan çapkın modelinin. Say Anything, The Grifters ve Being John Malkovich en varettiği filmler. Being J.M.'te, önceden onun oynadığını bilsem de tanıyamamıştım. Kardeşi Joan Cusack'la beraber oynamaları (ki hiç de az filmde değil) çok hoşuma gidiyor.

Bob Hoskins: 3'ünden biri anlatıyordu; Bob Hoskins, Danny de Vito ve Phil Collins beraber bir proje planlıyorlarmış. 3 maymun gibi birşey. 3'ü de tipten sevimli. Ama Bob Hoskins'in yeri ayrı. (Cannes'da ödül aldığı) Mona Lisa'daki gibi alt tabakadan ve aşık rollerinde süper. Bir de trt2'nin birkaç yıl önce verdiği eski bir bbc dizisi vardı, Pennies from Heaven. O dizinin o kadar şeker olmasının baş sebebiydi.

Daniel Auteuil: Eğri burunlu, Fransız sinemasının yeni Depardieu'sü. (Depardieu olmak, onun yaptığı filmleri yapmak pek kimsenin harcı değil, o ayrı tabi). Çoktandır film yapıyormuş ama çıkışı, Ayazda Bir Yürek'le oldu sanırım. O zamandan beri sürekli film çeviriyor. Ama Galata Köprüsü'nde biten Köprüdeki Kız, Sevdiğim Mevsim gibi duygusal filmlere gidiyor en iyi. Bir süredirse sıradan komedilerde harcıyor kendini.

Stephen Rea-Forest Whitaker: Bunlar da bir ikili benim için. İkisini de Crying Game'de tanıdığım, o zamandan beri çok sevdiğim için. Pret e Porter'de de beraberlerdi.
Stephen Rea bana benziyor. Klasik rolü, IRA filmlerindeki İrlandalı polis müfettişi. Durgun bir sevimliliği var.
Forest Whitaker, Bird (Charlie Bird Parker) rolünden beri oyunculuk gösterisi yapıyor. Smoke'ta ve Ghost Dog'da müthişti. Geçn yıl da Oscar'ı bütün mütevaziliği ile aldı.

Warren Beatty: Shirley MacLaine'in kardeşi, benim de çocukluktan adamım. Buralardaki diğer tüm aktörler yüze yakın veya üstünde film yaparken o çok az film yapmış. 50 yıl önceymiş ilk oyunculuğu ama son 30 yılda sadece 8 filmi var. Her zaman çapkın, her zaman Amerikan başkanlarına (Demokrat olanlarına) ve politikaya yakın. Beraber olduğu kadınlar listesi (Julie Christie, BB, Britt Ekland, Leslie Caron, v.d.) Hollyw.'un en güzel kadınları listesi gibi. Reddettiği roller Baba ile başlıyor, Sundance Kid, Kill Bill diye devam ediyor.

Michael J. Fox: Çocukluk kahramanlarımdan. Hiç büyümeyen, hep enerjik, hep delidolu. Çıkışı, aynı alttaki John Ritter gibi 80'lerin sit-comlarından Family Ties ile. Ailenin politikacı büyük oğlu rolünde evin büyük kızı ile çekişirlerdi hep. Ve tabi o kıza bayılırdım ben. Parkinson'la yaşıyor 15 yıldır. Kanadalı.

John Ritter: Canayakın ve komik adamdı John Ritter. İki kızla aynı evi paylaştığı, çok boş ama yine de hoş Three's Company ile girdi hayatıma. Bu fantezi gençlik dizisi çok lazımmış gibi sabah okul saatinde Hanımlar Sizin İçin kuşağında oynardı. Ondan sonra dersane diye okulu kırıp gidilen kötü bir Blake Edwards filminin de gidilme nedeniydi. Ama en babası çok sevdiğim ve değeri yeterince bilinmeyen -trt2'de oynayan- Hooperman dizisiydi. Alt katındaki, o işteyken (polis müfettişiydi) köpeğine bakan kısa saçlı kızla hafif uzaktan çok hoş bir ilişkileri vardı. 4 yıl önceki ölümünü üzüntüyle karşıladım.

Colin Firth: Benim için geç bir keşif. İngiliz romantik filmlerinin (English Patient, Fever Pitch, Bridget Jones, Love Actually) dayanılmaz oyuncusu. Ama en çok da Jane Austen'ların. Hele Pride & Prejudice'in dizi versiyonunda kız olsam aşık olurdum dedirtiyordu -yine bir Mr. Darcy olarak-. İlk yakın zamanların en iyi futbol filmi Fever Pitch'te görmüştüm, daha ismini bilmeden.

John Hannah: Nasıl unuturum, 4 Nikah'ın sağdıcı, Sliding Doors'un etkileyici aşığını. Ama en çok hoşuma giden CSI türü dizilerin en iyisi Mc Callum'daki haliydi. İskoçyalı. Siz Mumya'dan tanıyor olabilirsiniz (ne yazık).

Jim Broadbent: Film babalarının en sevimlisi, Mike Leigh filmlerinin geniş bant oyuncusu. Burada adı geçen ve geçecek oyunculardan birden fazlasıyla beraber oynadığı birçok film (Crying Game, Little Voice, Bridget Jones) var.

5 yorum:

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Hepsi, oynadıkları filmi seyrettiren aktörler, bunlar.
Birkaç tesbit yapayım:

Hugh Laurie’nin gençlik resimlerine bakılırsa, kendisi yaş aldıkça cazibe kazanan erkekler sınıfından olmalı.

Bir de Stephen Fry’ın yaşına şaştım, kilodan olsa gerek , kendisini daha yaşlı sanırdım.

Güzel bir tesbit: Hugh Grant / John Cusak çaprazı. Yine de tam bir karşılık sayamam John Cusack’ı. Onun rol yelpazesi daha geniş değil mi?

John Ritter’in öldüğünü bilmiyordum, sevimli adamdı, üzüldüm.

Daniel Auteuil yakışıklı değil, ama, cazibeli bir erkek. Üstüne bir de Fransız. Yine de Depardieu olmak başka bir şey. Şimdiki birçok filmde laf olsun diye oynuyormuş gibi dursa da, Depardieu başka bir tür canlı. Acayip bir kumaşı var.

Warren Beatty’i çok sevmiyorum, yakışıklı da oyunculuk eh, işte.

İngilizler çoğunlukta mı bu listede de? Galiba.

Yine de yakışıklı İngiliz kontenjanından Colin Firth’in yeri başka. İyi oyuncu, güzel bakıyor ve de bütün kadınların gözdesi. Yakın zamanda Neolitik Hanım yazmıştı, uzun uzun. Hepimiz de bayıla bayıla onaylamıştık. Adam şunu söylemiş: Hayatımın üç kadını annem, karım ve Jane Austen’dir. Kadın olsanız, bayılmaz mısınız?

Simon Templar dedi ki...

bu kadar ayrıntılı yorumlarda pek seviniyorum.

önce söz savunmanın: Warren Beatty iyi adamdır. iki farklı filmle 4'er farklı dalda oscar adaylığı var mesela. ondan etkilenmek için reds'i seyretmek gerek. evet, reds'i hararetle tavsiye ederim. bazı filmlerde çok belli olan bir karizması var onun da.

john cusack'ta çok haklısınız. hü grant hep aynı kişiyi oynuyor, j. cusack'sa grifters ve being j.m.'te apayrıydı. son dönem romantik komedileri öne çıktığından öyle benzetmiştim.

hü laurie gençliğinde çok başarılı bir şapşal mirasyediydi. bu son döneminde ise kırışıklıklar kadar oynadığı karakterin tersliğiyle de cazibelendi.

depardiyö ayrı bir konu olacak. acaip kumaş: kesinlikle haklısınız.

iki yeni kişi ekledim yeni hatırladığım, biri buraya, biri 3. gruba (john hannah ve john nesbitt). siz hepsini tanıyorsunuz (biri hariç), bunların da en az birini bilirsiniz diye tahmin ediyorum.

ingilizler evet, yine çoğunluk oldu. 13'te 7. amerikalı da var bu sefer ama bayağı, 5, ve bir fransız.

sothyz dedi ki...

mr. darcy'yi polat alemdar bile oynasa aşık olur insan.

Simon Templar dedi ki...

bazılarına ne rolü oynarsa oynasın aşık olmamak lazım.

Simon Templar dedi ki...

çavdar hanım, sizin söylediğinize benzer birşey bafta ödüllerinde geçti. sunucu hugh laurie'yi çağırırken "biz onu wooster olarak tanıdık. o günler şimdi utanç verici olarak görünüyor olabilir atlantik'in diğer tarafında karizmatik dr. house olarak tanınan kişi için ama gerçek bu" dedi. şu blog yazısı da bundan bahsetmiş.